Yapımından Sonraki Değişiklikler
Cami, daha önce Kuloğlu Mustafa Bey tarafından vakfedilen topraklarda inşa edilmiştir.
20. yüzyıl başlarında eski mescidin harap olması nedeniyle Evkaf Nezareti tarafından yıktırılmış ve yerine III. Vakıf Hanı yapılmıştır.
Caminin tabelasında 1915 yazsa da 1913 yılında, cami yanındaki İbrahim Paşa İlkokulu ile birlikte inşa edilerek hizmete açılmıştır.
Cami, nüfus artışı nedeniyle zamanla genişletilmiş, ancak yapılan ilaveler caminin orijinal mimari estetiğini bozmuştur.
1983 yılında restorasyon geçirmiş ve bu dönemde camiye minare eklenmiştir.
Öne Çıkan Özellikler
Dikdörtgen planlı olup, tek kubbeli ve orta büyüklükte bir yapıdır.
Yanları açık, üç gözlü bir son cemaat yerine sahiptir.
Camii, yüksek beden duvarları ve küçük basık bir kubbesiyle dikkat çeker.
Harim giriş kapısı geniş ve sivri kemerlidir.
Mihrap, mermerden yapılmış olup üç yüzlü bir kavisle içeri çekilmiştir.
Minber ve vaaz kürsüsü ahşaptır; minberin bezemeleri açık yeşil renge boyanmıştır.
Müezzin mahfili kuzeybatı kısmında yer almakta olup, ahşap korkuluklarla çevrilidir.
Kadınlar mahfili iki katlıdır ve ahşap direkler üzerine oturtulmuştur.
Camii, klasik Osmanlı mimarisine tam uyum sağlamamakla birlikte, Neo-Klasik Osmanlı mimarisi örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Minareye içerden giriş yapılmaktadır.
Caminin iç dekorasyonunda, hattat İsmail Hakkı Altunbezer ve Hasan Rıza’nın hat çalışmaları bulunmaktadır.
Caminin iç mekân süslemeleri, altın varakla yazılmış hat yazıları ve geometrik desenler içermektedir.
Son cemaat yerinin üst kısmında iki adet kitabe bulunmaktadır.





