Yapımından Sonraki Değişiklikler
Tekke, banisi tarafından satın alınan konak mekânının dergâh olarak vakfedilmesiyle tesis edilmiştir.
Tekkenin dergâh olarak vakfedilen konak yapısı yangın geçirmiş; mevcut ahşap harem ve selamlık bölümleri daha sonra yeniden inşa edilmiştir.
Tekkenin kâgir tevhidhane yapısı, tekkelerin kapatılmasından sonra uzun süre metruk kalmış; 1958’de minare ve son cemaat yeri ilavesiyle cami işlevine çevrilmiştir.
Tekkenin geniş bahçesini çevreleyen taş duvarların cümle kapısını da barındıran kuzey kısmı 1992’de yol genişletmesi kapsamında yıkılmış; yerine beton duvar yapılmıştır.
Aynı müdahale sırasında, duvar üzerinde yer alan ve içten tonoz kubbeli, dıştan çatılı sarnıç da ortadan kalkmıştır.
Öne Çıkan Özellikler
Mustafa İsmet Efendi Tekkesi adıyla da anılır.
Tekke, İstanbul’da Nakşî-Hâlidî geleneğin erken ve öne çıkan merkezleri arasında değerlendirilmiştir.
Banisi Yanyalı Şeyh Mustafa İsmet Efendi 15 Ocak 1873’te vefat etmiştir; tekke çevresinde halifeleri ve postnişinleriyle ilişkili bir hazire oluşmuştur.
Tevhidhane olarak kullanılan kâgir bölüm, iki mekânlı ve tonoz/kubbe örtülü bir kurguya sahiptir; camiye dönüşüm sürecinde minare ve son cemaat yeri eklenmiştir.





