Yapımından Sonraki Değişiklikler
Kilise olarak inşa edilen yapı
, zaman içinde camiye dönüştürülmüştür ve bölgenin dini yaşamında önemli bir yer edinmiştir.
1999 yılında meydana gelen deprem sonucu cami hasar görmüş ve sonrasında yeniden yaptırılmıştır.
2013-2020 yılları arasında Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOP) tarafından restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Öne Çıkan Özellikler
Kaleiçi Camii, öncelikle bir kilise olarak inşa edilmiş, daha sonra camiye çevrilmiştir.
Kiliseden camiye çevrilen 7 yapıdan biri olup, Osmanlı ve Boğazköy Kilise Camileri ile birlikte inşa tarihi tam olarak bilinmeyen yapılar arasındadır.
Bölgedeki mübadele sonrası kiliseler ibadete uygun hale getirilmiş ve cami olarak kullanılmaya başlanmıştır
Özgün planını büyük ölçüde korumuştur.
Kilisenin genel plan düzeni korunarak iç mekânda camiye özgü değişiklikler yapılmıştır.
Yapıda, Osmanlı dönemi sivil mimarisine özgü taş ve tuğla almaşık örgü tekniğinin kullanıldığı görülmektedir. Yapının iki katlı ve dikdörtgen planlı olduğu, üst kat pencerelerinin sivri kemerli tasarlandığı dikkat çekmektedir.
Ahşap saçaklar ve çatı kaplaması, yapının tarihî karakterini korurken modern malzemelerle güçlendirilmiştir.
İç mekân ise oldukça sade ve ferah bir tasarıma sahiptir. Ahşap tavan, Osmanlı cami mimarisinin geleneksel unsurlarından biri olup mekâna sıcak bir hava katmaktadır.
Mermer mihrabı ve süslemeli minberi, caminin özgün İslami kimliğini vurgulamaktadır. Büyük avizeler, mekânın aydınlatmasını sağlarken, klasik Osmanlı cami iç mekânına uygun bir tasarım sunmaktadır.
Yuvarlak kemerli pencereler, hem doğal ışığı içeriye alarak mekânı aydınlatmakta hem de yapının mimari estetiğini tamamlamaktadır.





