Yapımından Sonraki Değişiklikler
Vakfiye ve Sinan tezkerelerinde “dârülkurrâ” adı yer almaz; “dârülkurrâ” adı geç dönem kaynaklarında görülür.
Bazı araştırmacılar yapıyı Dârülhadis Medresesi’nin dershanesi veya türbedar odası olarak tanımlar; bu tanım yanlıştır.
Muhasebe defterlerinde dârülkurrâ müstakil bir medrese gibi geçmez; caminin bir bölümü gibi ele alınır.
Öne Çıkan Özellikler
Süleymaniye Camii’nin kıble yönündeki türbeler ve hazîre avlusunda, mihrap ekseni üzerinde yer alır.
Kare planlı ve kubbeli bir yapıdır; kapısı güneyde ve avlu dışındadır.
Bir bodrum katı üzerinde yükselir; kütlesi hazîre alanına taşar.
Avlu yönüne taşan kütlesi bir sarnıcın üzerinde yükselir.
Duvarlarda kesme küfeki taşı, kapı ve pencere sövelerinde ak mermer kullanımı görülür.
Süleymaniye Camii bünyesinde Kur’an ve kıraat ilminin öğretildiği birimle ilişkilidir.





